OKUR BÜLTENİ

Lady Macbeth’in lekeli eli ya da temeldeki ahlâk

01-06-2017 14:36

Bir ir işlemin, bir ilişkinin ahlâka uygun olup olmadığını kestire­bilmek için o işlemin ve o ilişkinin temelinde, en dibinde yatan ni­yetin yönüne bakmak gerekir. O ilişkinin ve o işlemin hangi ahlâkî zemin üzerinde yükseldiğini hesaba katmak gerekir. O işlem ve o iliş­ki, temelde, ahlâk dışı bir niyetin ürünü olan bir zemin üzerine inşa edilmişse, o işlemin ve o ilişkinin hâsıl edeceği sonuç da, yani o işlemin ve o ilişkinin meyvesi de, kendini beslemiş olan ah­lâksızlıktan payını almış olur.
Bir ilişkinin ve bir işlemin ahlâka uygun olup olmadığını, o ilişkinin ve o işlemin hukuka uygun olup olmaması belirlemez. Hukuk, nesnel ölçütleri itibariyle, son tahlilde, nesnel olarak ölçülebile­cek ve zaten nesnel olarak da ölçülen işlem ve ilişkilerin toplamıdır. Oysa ahlâkî işlem ve ilişkiler, hukukî olandan biraz daha fazla dikkat ve titizlik ister. Bu dikkat ve titizlik, bize, hukukî olanın aynı zamanda ahlâkî olmayabileceğini de bildirir. Zahiren her şey usu­lüne (yani hukuka) uygun seyretmiş ve öylece kurulmuş olabilir. Ama o işlemin ve o ilişkinin temelinde bulunan ahlakiliğin mevcudiyetini sa­dece işlemin ve ilişkinin hukukiliğine bakarak kestirmemiz mümkün ol­mayabilir.
Bir suç örgütü de zahiren hukuka uygun işlemler yapabilir. Ama o örgütün temel ilişkileri ve işlemleri, hukuka uygun da olsa, ahlâka aykırı düşer. Orada, artık, farklı ahlâkî ölçütler işlemeye başlar. Orada, toplumun genel ahlâkı hiçe sayılabilir, ancak örgüt elemanlarının kendi aralarında farklı bir düzlemde, farklı ahlâk ölçüleri yürür. Bu olmazsa, zaten örgütün idamesi iflasa uğrar.
Din bakımından da helalin ve haramın sınırları şeriatın öngördü­ğü ölçülere göre belirlenir. Faiz, dince haram kılınmışsa, faizli işlem­lerin ahlâk ve “hukuk” kurallarına uygun olarak ifa edilmesi, o işleme meşruiyet kazandırmaz. Bir hırsızlık işlemini, rüşveti, ihtilası, irtikâbı veya bir yolsuzluğu “alın teriyle” ika etmek, bu işlemleri ahlâkî ve meşru kılmaya yetmez.
Ahlakî açıdan ortada daima bir leke kalır.
Bu, öyle bir lekedir ki, Lady Macbeth'in lekeli elleri gibi, Arabistan'ın bütün kokuları ve okyanusların bütün suları, bu lekeyi arın­dırmayı başaramaz. Bu leke, sahibini ömür boyu izler: aydınlıkta da, karanlıkta da.

Etiketler : -
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

YAZARLAR
Ahmet Kekeç

Ahmet Kekeç

Sessiz sedasız devrim
Ahmet Taşgetiren

Ahmet Taşgetiren

YPG babasının hayrına mı?
Ali Erkan Kavaklı

Ali Erkan Kavaklı

Okuma tutkusu
Engin Ardıç

Engin Ardıç

Meşru Kemal
Ergün Diler

Ergün Diler

Kılıç dansı
Fatma Barbarosoğlu

Fatma Barbarosoğlu

Küfür ile şükür arasında...
Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Günümüz çocukları...
Hüseyin Gülerce

Hüseyin Gülerce

F. Gülen tam bir sosyopat
Kurtuluş Tayiz

Kurtuluş Tayiz

2019 hesapları
M. Fatih Çıtlak

M. Fatih Çıtlak

Hoşça bak zâtına...
Nagihan Alçı

Nagihan Alçı

Sibel Eraslan

Sibel Eraslan

Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Bahadıroğlu

Osmanlı ailesinde iftar zamanı
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

OKUR BÜLTENİ Haberin devamı için tıkla... [Künye]   [İletişim]   [Kullanım ve Gizlilik şartları]   [Rss]    haberturkmen.com Doğan Haber Ajansı abonesidir.

Adres: Başakşehir 1. Etap A-2 Blok D:3 Başakşehir - İSTANBUL
İletişim: (0212) 552 8181